.
HESABIM
Üye Ol

Hentbolda da Gözde Sonsırma gibi bir “AMAZON” istiyorum

Hentbolda da Gözde Sonsırma gibi bir “AMAZON” istiyorum

Zeynur Pehlivan, “Hentbolda da Gözde Sonsırma gibi bir “AMAZON” istiyorum” adlı köşe yazısı ile Bayan Hentboluna, Bayanlar Avrupa Şampiyonasında güçlü takımlara dikkat çekmek istiyor ve ekliyor.

Haberin Tarihi: 19 Aralık 2014

Zeynur Pehlivan’ın yazısı şöyle:

"11. Kadınlar Avrupa  Hentbol  Şampiyonasında artık sona yaklaşıyoruz. Turnuvada son üç gün ve son beş maç kaldı.

Avrupa Şampiyonasında öyle güçlü takımlar,  öyle güçlü hentbolcular, öyle güçlü kadınlar seyrediyoruz ki,  bu takımların ve bu kadınların oynadıkları oyunlara,  ortaya koydukları, kazanmak  uğruna  verdikleri  mücadeleye, bir kadın olarak  hayran olmamak elde değil.
Spor, sporcuya öncelikle şunu öğretir.

Her koşulda,  her rakiple, her zaman rekabet etmek.  

Oyun kuralları içerisinde,  bütün gücünü ve yeteneklerini kullanarak, bütün takım oyuncuları ile birlikte aynı hedef için ter akıtmak.

Ülkenin, takımın veya  oyuncunun  ismine bakmadan tüm gücünle, müsabaka sonuna kadar aynı direnci göstermek.

Kendin, takımın, okulun, ailen veya ülken için..

Bir başarı, bir amaç, bir gelecek için..

Avrupa Şampiyonasında  seyrettiğimiz  bu  kadınlar, bu kızlar  bunu başarmış durumda.

Turnuvadan elenen Rusya’da, turnuvanın en genç takımı olan Hollanda’da  veya  turnuvanın en büyük favorisi olan Norveç’te de tüm bu özellikleri görebilyoruz. Bazılarında atmış dakika, bazılarında her oyuncu da, bazılarında her pozisyonda..  Ama  mutlaka görüyoruz.

Bitmek bilmez enerjileri, her rakibi durduracak kuvvetleri,  sahada veya  kenardaki birliktelikleri,  kazansalar da kaybetseler de  gülümseyen  yüzleri, her  detayı  düşünen ekipleri  ve bu mücadeleyi her yerde görmek isteyen, bunun için takımlarının gittiği her yere giden  taraftarları ile  muhteşem bir performans sergiliyorlar.

Her turnuvaya ayrı bir liste ile gelmelerine rağmen  her zaman zirveye oynamaları, büyük starlarından yoksun olmalarına rağmen hentbolun bir takım oyunu olduğunu kanıtlarcasına güçlerini ortaya koymaları,  küçük sakatlıkları veya darbelere aldırmadan verilen görevi büyük bir gayret ve büyük bir istekle yerine getirmeleri,  sahaya giren her oyuncunun görevini  çok iyi biliyor olması, her maçta ayrı isimlerin sorumluluk alması bu takımları daha  güçlü kılıyor. Tabii bu kadınları da..

Bizlerde hem bu hentbolu, hem de hentbolcuların verdiği bu mücadeleyi büyük bir keyif, büyük bir hayret içerisinde izliyoruz.

Fakat diğer taraftan, bu takımları seyrederken aklıma da şu soru gelmiyor değil.

*Hani Hentbol,  Türk kadını için en uygun spor dalıydı. İçinde mücadele vardı.

*Hani Türk kadını, zorluklarla baş etmeyi  iyi bilirdi. Hiçbir şeyi sorun etmezdi.

*Hani Türk kadını,  her türlü sorunla baş edecek güce sahipti.  Para pul olmasa da savaşırdı.

*Hani Türk kadını, her şeye göğüs gererdi. Rakibin kim olduğu onun için önemli değildi.

A Bayan Hentbol Milli takımımız için “Salonun Amazonları” sloganını kullandığımda, bu gücün Türk kadınında var olduğunu düşünmüştüm.  Çalışkan, yaratıcı, güçlü, asla teslim olmayan..

Dünya  veya  Avrupa Şampiyonalarına gidemeyen tek takım sporuyuz.  Bu  hentbol  branşı için  çok üzüntü verici  bir durum.

Erol Ünal Karabıyık dönemi ile birlikte  neredeyse  her büyük turnuvada görmeye alıştığımız  Bayan Voleybol  milli takımımızın kazandığı başarılarını düşünüyorum da..

Hemen Gözde Sonsırma geliyor aklıma.

Hentbolda da,  oynadığı  her saniyeden  büyük  haz alan  ve bunu da tüm takıma  yansıtan Gözde Sonsırma  gibi sporcularımız olsun istiyorum.  Smaça  giderken aldığı hızdan, aldığı sayıdan  sonraki haykırışından, sayı olmadığındaki  üzüntüsünden  veya  arkadaşlarına sarılışından..

Gözde  Sonsırma  kadar istekli,  Gözde Sonsırma  kadar çalışkan,  Gözde  Sonsırma  kadar işini seven ve bu  çoşkusunu  tüm  salona yayan  birçok hentbolcularımız olsun  istiyorum.

Hentbolda da onun gibi birçok “Amazonlar” olsun istiyorum. Her an savaşan, her an çalışan, her an isteyen, hiç yılmayan, hiç bıkmayan, hiç bırakmayan..

Gözde Sonsırma,  güçlü Türk kadınına çok güzel bir örnektir.  Ama eğer biz, kendimizle, takım arkadaşımızla, rakip arkadaşımızla, güçlü ülkelerle  rekabet etmeyi  öğrenemezsek,  bu büyük  şampiyonalara  katılmak için daha büyük çalışmalar içine girmezsek, bu gücümüzü kullanmazsak,  bu turnuvaları da, bu ülkeleri de, bu hentbolu da, bu hentbolcuları da, biz hep ekranlardan seyretmek zorunda kalacağız ve hep aynı şeyleri  yazacağız.

Ya da bu gidişle sadece Gözde Sonsırma’yı  canlı  olarak izleyebileceğiz."

Bir Yorum Yazın