.
HESABIM
Üye Ol

Hentbolun geleceği

Yazarımız Dr. Zeki Pehlivan, HC Metalurg’un Makedon antrenör Lino Cervar’ın Ağustos 2015’te “Hentbolun Geleceği” ile ilgili olarak yazdığı yazıyı sizler için çevirdi ve hazırladı.

Yazar: Dr. Zeki Pehlivan - Yazının Tarihi: 29 Eylül 2016

Değerli hentbol severler, bir araştırma sırasında bulduğum ve çok önemsediğim bir yazıyı sizler için çevirmeye çalıştım, ancak yazı uzun olduğu için bazı raporlarda yapıldığı gibi bir okuyucu özeti yapmaya çalıştım. İsteyen olursa tamamını aşağıda verdiğim kaynaktan İngilizce ya da (mail adreslerini verirlerse onlara gönderebilirim) benim çevirimle de okuyabilir.

HC Metalurg’un Makedon antrenör Lino Cervar’ın Ağustos 2015’te “Hentbolun Geleceği” ile ilgili olarak yazdığı bu yazı antrenörlerimiz için olduğu kadar sporcularımız içinde önemli mesajlar içermektedir. Yazıya çok fazla yorum katmak istemedim çünkü yazının içeriği bizlere yeteri kadar bilgilendirme yapmaktadır. Özetle Cervar şunları söylemektedir:

**Hentbol ve diğer tüm spor dallarında, mücadele ettiğimiz tüm rakipler bizi mükemmelliğe, çeşitliliğe, yaratıcılığa ve yenilikçiliğe yönlendirmekte ve zorlamaktadırlar. Bu çerçevede hentbolun gelecekteki gelişimini düşünürken “yaratıcılık konusu” da göz önüne alınması gereken önemli noktalardan biridir.

**İlgi ya da merakla başlamayan bir bilgi/tecrübe olmadan yaratıcılıktan söz edilemez. Merak antrenörlerin yaşamlarının itici bir gücüdür, bilme ve öğrenme arzularının bir göstergesidir.

**Hentbolde ilerleme sağlayabilmek, gelecekte yaratıcı ve mükemmel hentbolcular yetiştirebilmek için, günlük antrenmanlarımızda uygulamak üzere farklı sistemler ve öğretici yöntemler geliştirmeliyiz.

**Albert Einstein bir sözünde; “hep aynı şekilde iş yaparak daha iyi bir sonuç beklemek deliliktir.” der. Bir başka söz de “Alışkanlıklar öğrenmenin düşmanıdır” demektedir. Buradan hareketle şunu söyleyebiliriz; ilerlemenin, gelişmenin yolu değişimden ve yenilik yapmaktan geçer.

**Ne yazık ki, günümüzde hentbol, çeşitli eğitim ve koçluk yöntemlerinin etkililiği üzerine en az sayıda ve geçerlilikte bilimsel çalışma yapılan bir spor dalıdır. Fiziksel gelişmenin sağlanabilmesi için, teknik ve taktik çalışma yöntemlerinin bu araştırma alanlarındaki yerini alması gerekmektedir.

**Bir oyuncunun üst düzeyde ve sağlıklı bir şekilde gelişmesi için, onun işlevsel olarak kullandığı motorik becerilerinin, algılama ya da kavrama yeteneğinin, vücut yapısının, yapacağı işe yönelik gösterdiği çabanın vb. özelliklerin en nitelikli şekilde geliştirilmesi gerekir.

**Hentbola özgü motorik bilgilerin ve beceri transferinin; daha sonra öğrenilecek karmaşık bilgilerin ve iletişim problemlerinin çözülebilmesinde katkı sağlayacak şekilde ve şimdiden ne?, nasıl?, niçin? gibi soruların yanıtlarını buldurarak, düzenli ve öğretici bir yöntemle aktarılması gereklidir.

**Geleceğin hentbolu, en az antrenör kadar sporcunun da düşünmesini, antrenman yapmasını, yoğun çalışmasını ve yaratıcı olmasını gerektirmektedir.

**Durum ne olursa olsun oyuncular çok hızlı düşünmek, üretmek, oluşturmak ve sonuçlandırmak zorundadırlar. Oyun içindeki sorunları çok hızlı algılamak ve çözümlemeleri gerekmektedir.

**Teknik ve taktik çalışmalar aynı anda yapılmalıdır. Yalnızca oyuncular iyice ustalaştığında taktik onları gerçek bir oyuncu yapabilir. Ancak, iyi bir teknik olmadan, hiçbir taktik fikir doğru şekilde uygulamaya konamayabilir. Yine de, tekniğin bir ömür boyu devam ettiği, taktiğin ise birkaç günlük olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekir.

**Taktik, oyuncu sürekli kendi kendine şunları sorduğu zaman öğrenilir; “Rakibim sonra ne yapacak?” daha sonra “Rakibiminin beklemediği bir şeyi nasıl yapabilirim?”. Geleceğin hentbolcusu ileri görüşlü/öngörülü olmalı. Rakibini nasıl okuması gerektiğini bilmeli, böylece sonuçta rakibinin kararlarını geciktirebilmeli ya da engelleyebilmelidir.

**Gelecekte hentbol, hızlı oyuncu hareketleri ve oyuncu pozisyonlarındaki karmaşık değişimlerin hakim olduğu dinamik bir hal alacaktır. Oyuncular, şimdi olduğu gibi savunma ya da hücumda uzmanlaşmış oyuncular değil her ikisinde de uzmanlaşmış çok yönlü oyuncular olacaklardır. Doğal olarak bu durum, üst düzey antrenörlerin savunma ve hücumda çok hızlı bir şekilde taktiksel tepkiler vermelerini de gerektirmektedir. Bunu başarmak için, önceden tahmin yapabilme, algılama/sezme, ayrıntıları yakalama ve karar verme gibi özellikle bilişsel alandaki birçok detayda mükemmel olmaları gerekmektedir. Taktik tepki hızı, bilişsel ve zihinsel yeteneklere %70, motorik becerilere ise %30 bağlıdır. Buradan bilişsel ve zihinsel yeteneklerin önemini anlayabiliriz.

**Bir çok oyuncunun, kendi ilerlemesini/gelişmesini durdurduğunun bilinmesi çok önemlidir, çünkü pek çoğu bazı konularda doğaçlama yöntemlere odaklanmakta ve teknik-taktik gelişimden vazgeçmektedirler.

**Oyuna daha fazla yenilik katacak kişiler olarak, takımlarda genç oyuncuların da bulunması sağlanmalıdır. 2015 yılında Köln’de yapılan Final Four maçlarında, oyuncuların %60’ı 30-35, %20’si 35-40, %20’si de 30 yaşına kadar olan sporculardı. Bu durum, antrenörlerin nasıl “eski oyuncuların esiri olduklarının” ve “gençleri oynatma cesaretlerinin olmadığının” bir göstergesi olarak görülebilir.

**Her durumda 21. yüzyıl, bilgi, yaratıcılık, yenilik, rekabet ve muhakeme yeteneğinin bir bütünü olarak gösterilecektir. Yalnızca yeni ve yaratıcı düşünceler ile uygulamalar hentbolun ilerlemesini sağlar ve katkıda bulunabilir.

**En az 10 yıl ve üzeri haftada 20 saatten aşağı çalışan bir sporcu üst düzey bir oyuncu olamaz. Bu da demektir ki, ekstra antrenman yapılmadan bir oyuncu haftada 20 saat antrenman gerçekleştiremez.

**Günümüzde hala bir çok antrenör parlak ve iyi bir geleceği olmayan sporculara yatırım yapabilmektedir. Bu durum önemli bir fark yaratmaktadır.

**Gerçekte, bir oyuncunun beceri seviyesi, bir hareketi mantıklı, uyumlu ve dengeli bir şekilde en iyi yollarla nasıl yaptığını gösteren teknik kalite düzeyini ifade etmektedir. Bir oyuncunun bilgi düzeyi, karşılaştığı problemleri algılama ve buna göre ortaya koyduğu taktik davranışlarla ölçülür. Taktik, bir üstünlük sağlama savaşıdır. Bu nedenle, “hentbol öncelikle bir zeka oyunudur”.

**Gelecekte savunma açısından da hiçbir sıkıntı olmayacaktır. Savunmada hakim olan anlayış, yine dikkatin topa odaklandığı ve top nerede ise savunmanın orada olduğu, aynı zamanda savunma oyuncularının bir fazla olunmasına çalışıldığı şeklindedir. Şunu unutmamak gerekir, “her kazanan takımın arkasında iyi bir savunma başarısı ve karakteri vardır”. Savunma, bir takımın birlikteliğinin, takım çalışmasının ve iyi iletişimin bir göstergesidir. Oyuncu, yaptığı savunma ile kişiliğini ve karakterini en iyi şekilde gösterir. Eğer hiç savunma olmasaydı “Biz kimiz, bunu nasıl öğrenebilirdik? Sonuç olarak, iyi bir takım ve iyi bir savunma olmadan iyi bir maçtan bahsetmek mümkün değildir.

**Gelecekteki sistemli çalışmalarda yapılacak zihinsel antrenmanlar, sporcuların zihinsel gelişimleri açısından da çok önemlidir. Beynin operasyonel kısmı kaslarımızın işlevlerini yönetir, buna karşılık, nispeten daha az önem verilen ancak aslında en önemli role sahip olan ve çevresel şartları algılayan beynin zihinsel becerilerine yönelik bölümüne daha çok yoğunlaşılmalıdır.

**Nörologların söylediği gibi; “Beyin kas gibidir, bu nedenle onun da antrenman yapması gerekir.” Her zihinsel ya da konsantrasyon eğitimi bizi başarıya biraz daha yaklaştırır ve bu kazanan ve kaybeden arasındaki somut farkı ortaya koyar. Bu beceri stres ve baskı altındayken, dikkatimizi ve düşüncelerimizi istenilen yöne odaklayabilmek açısından çok önemlidir.

**Oyun içindeki durumlarla sporcunun zihinsel algılarının bir denge içerisinde olması gereklidir. Duygularımızın hiçbir zaman dikkat, konsantrasyon ve hafıza gibi zihin ve algılama becerilerimizin önüne geçmemesi önemlidir. Bu nedenle, algı, sözel anlayış, mantık yürütme, bellek hızı gibi bilişsel yeteneklerin tümü geliştirilmelidir.

**Biz geleceğin hentbol sloganını şöyle ifade ediyoruz: Oyunda, kaslara karşı akıl ve becerilerin gücü. Gelecekte hentbolde yeni standartlar geliştirilecektir, böylelikle teknik bilgi sahibi, taktik olarak hızlı cevap verebilen, yenilikçi ve yaratıcı hentbol oyuncuları hentbole yeni bir boyut getireceklerdir.

**Gelecekte sahalarda, uzun mesafe koşucusu, atlet ya da vücutçu değil, yaratıcı, bacakları kadar aklı/zekası da hızlı çalışan oyuncular görmek istiyoruz. Her rekabetçi oyunun amacı rakibi akılla yenmektir.

**Avrupadaki salon sporları içinde en ilgi çekici sporlardan biri olan hentbolun gelişmesi için önümüzde inanılmaz fırsatlar olduğunda inanıyorum.

Çeviren ve Hazırlayan: Dr. Zeki Pehlivan

KAYNAK:

LINO ČERVAR – Ağustos 2015

http://activities.eurohandball.com/article/23884




Bu yazıya 5 Yorum Yapıldı.

  • ahmet
    29 Eylül 2016 08:53 Kullanıcı Profili

    Zeki eline emeğine sağlık iyi bir çeviri bence tamamının okunması lazım vedaha sonra liğleri değerlendirmek gerekli.Pehlivan ailesine HENTBOLLU güzel günler.

  • Boyalı Kuş
    29 Eylül 2016 09:32 Kullanıcı Profili

    Hentbol, futbol, basketbol farketmez. Hatta sadece spor değil, gelişen dünyada her alanda söz sahibi olabilmek için düşünen, sorumluluk alabilen ve yaratıcı özellikte olan bireyler yetiştirmek gerekir. Eğitim sistemimize baktığımızda gördüğümüz ise başka tip bireyler yetiştiriliyor olduğu gerçeğidir. Boşuna tatlı hayallere kapılmayalım. Elinize sağlık hocam…

  • Erkan korkut
    29 Eylül 2016 17:27 Kullanıcı Profili

    Bilgilendirmeniz icin tesekkurler.

  • Merthan
    15 Ekim 2016 22:50 Kullanıcı Profili

    Bende hentbola gitmek istiyorum 13 yasindayim ne yapabilirim ve 3.lugumuz var geldigim yerde

  • nilüfer
    1 Kasım 2016 18:51 Kullanıcı Profili

    aklın yenemediği,yapamadığı bir spor branşı yok okulumda sporla ilgisi olmadığı halde fiziginden ve oyun zekasinsindan dolayı takımıma seçtiğim okul birincim var bu yılki çalışmalarıyla antrenmanlariyla sahalarda beyin fırtınası yaratacak aklın yeteneğin peşinden geldiğini gösterecek hız,çabukluk,oyun zekası geleceğimiz hentbolu için çok önemli zeki hocam değerli bilgileriniz için çok teşekkürler

Bir Yorum Yazın