.
HESABIM
Üye Ol

Ozan Can Sülüm: “Herkes gelir geçer, başarımız daim kalır”

Ozan Can Sülüm: “Herkes gelir geçer, başarımız daim kalır”

Eurosport – Dsmart Yorumcusu ve Socrates Dergisi Editörü Ozan Can Sülüm, VELUX EHF Şampiyonlar Ligi gruplarındaki ilk maçlarını yorumladı.

Haberin Tarihi: 17 Eylül 2019

OZAN CAN SÜLÜM / HENTBOLHABER.NET – Geçtiğimiz sezonun dramatik sonu ve Vardar’ın mutlu biten peri masalından sonra sanırım Şampiyonlar Ligi sezonu öncesine tahmin yapmamak gerektiğini iyi öğrendik.

Hentbol Şampiyonlar Ligi’nin organizasyon kabiliyetinin her geçen sezon arttığı, popülerliğininse birkaç sene öncesine kıyasla olağanüstü yol kat ettiği dönemde uzun süre sonra ilk kez bir temsilcimizin yer almıyor olması üzücü, diğer yandaysa bir lejyonerimizi şampiyonluk adayı kulüplerden birinde izlemekse tarif edilmez bir keyif. Hem domestik liglerde ilk haftaları, hem de Şampiyonlar Ligi’nde ilk maçları izledikten sonra genel görünüm hakkında bir fikrimiz oluştu sanıyorum.

Öncelikle Macaristan’a bakmak gerek. Geçen sezonun en beklenti üstü performansını çıkaran takımlardan biri olan Pick Szeged, üzerine koyarak devam ettiğini Barça galibiyetiyle sezona başlayarak gösterdi. Hayır, şampiyonluk ya da final four adayı değiller ilk etapta ancak bu sezon özellikle iç sahada yapacakları çok taşı yerinden oynatabilir. Roland Mikler’in çok ekstra oynadığını göz önüne almak gerek ancak, Barça’ya ilk yarı sonunda 18 gol atmış olmanın esas Barça savunmasına yazacağını söylemek yanlış değil. Geçen sezonu 35+ gol ortalamasıyla bitirmesine rağmen savunmada yaşadığı sorunlar yüzünden şampiyonluğa ulaşamayan Barça’da, geçen sezon önce takımdan ayrılan savunma generali Viran Morros’un yeri henüz dolmuş değil. Cedric Sorhaindo’nun da fiziksel kabiliyeti yaşla beraber düştü ve merkez gerçekten dağınık ve zayıf duruyor. Barcelona Cindric’in gelişiyle gol konusunda sorun yaşamayacaktır, orası kesin ama savunma sorunları daha ilk maçtan sezonun geneli hakkında eksi yazdı büyük favorilerden birine.  Veszprem’se geçen sezon takımın başına gelen David Davis’le gümbür gümbür devam ediyor. Belki sezona kolay bir fikstürle başladılar ama haftanın en farklı galibiyetini almış olmak rakiplerine ciddi bir gözdağı demek.

Son şampiyonlar Vardar ise “Herkes gelir geçer, başarımız daim kalır” mottosuyla başladı yine sezona. Son iki sezonda üçüncü teknik adamlarıyla çalışıyorlar, oyuncuların yarısı ayrıldı, maaşlarda indirime gidildi, kadro profili düştü ancak Montpellier’yi deplasmanda yenerek başladılar. Aynı her topa saldıran, maçın sürekli içinde kalan ve takımdaşlık olgusunu ön plana taşıyan ekip ruhu bozulmadıkça bu takımı yenmek hakikaten çok zor olacak yine. Yine şampiyonluk adayı değiller, yine Final Four’a gitmeleri sürpriz olur ancak geçen sene de durum aynıydı, hatırlatmak gerek. Öte yandan Ludovic Fabregas gittiğinden beri merkezi doldurmaya çalışan Montpellier’de pivot sorunu devam ediyor. Tek artı, geçen sezonu kaçıran Diego Simonet’in geri dönmesi oldu.

PSG için bu sezon hiç olmadıkları kadar korkutucular demek sanırım yanlış olmayacak. Nedim Remili’nin yedeği Luka Stepancic’in gidişi sonrasında solak oyun kurucu eksikleri var ancak bunun dışında gerçekten eksiksiz bir kadro. Zagreb deplasmanında Remili dinlenirken Benoit Kounkoud sağ oyun kurucuya geçti ki bu da Raul Gonzalez’in o bölgeyi nasıl kullanacağına dair birtakım işaretler veriyor sanki. Zagreb herhangi bir şekilde ölçü değil, ancak hem ligdeki, hem de Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk hafta bize gösterdi ki, PSG cephesinde değişen bir şey yok, doğal favori onlar.

Geçen sezonun EHF Kupası Final Four’undan üç takım bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde. Son dönemin en çabuk gelişen ekiplerinden Porto – ki Beşiktaş çekilince gruplara dahil edildiler – galibiyetle başladı, GOG 33 golle C/D gruplarında ilk haftayı en gollü geçen takım oldu. Ve tabii son EHF Kupası şampiyonu, Şampiyonlar Ligi’ne geri dönen Kiel. Haftanın maçında Kielce’yi ağırladı.

MOTW etiketi belki de hiç bu kadar anlamlı olmamıştı bizler için. Zira Doruk Pehlivan Kielce formasıyla oynadığı ilk Şampiyonlar Ligi maçında Sparkassen deplasmanındaydı. Öncelikle şunu söylemek gerek, Kiel’i ve salonunu Şampiyonlar Ligi’nde görmemek çok kötüymüş, bunu fark ediyor insan. Bununla beraber Kiel ve Kielce Telekom Veszprem’le birlikte B Grubu liderliği için savaşacaklarını birbirlerini kırarak göstermeyi başardı.

Andreas Wolff’ün eski takımına karşı sahaya çıktığı maçta gösterdiği performans onun sezon boyunca Kielce için ne kadar kritik olacağını gösterdi. Geçen sezonun Final Four MVP’si İgor Karaçiç ve gol kralı Alex Duyshebayev’in oyun zekası, Kulesh ve Karalek’in geçen sezon beklenti üstüne çıkan performansları, Doruk’un patlayıcı kuvveti ve sakatlığı geçtiğinde Gebala’nın getireceği şut tehdidi Kielce’yi korkutucu yapıyor. Talant Duyshebayev’in en büyük eksiği ise yüksek kalitede olmayan sol kanat rotasyonu. Perez ve Jurkewicz’i izledik Jachlewski’nin sakatlığında ancak, bir tarafta her şutu bitirebilen bir Janc varken diğer tarafın sadece fonksiyonel olması ve skor tehdidine sahip olmaması ileride canını yakacaktır Talant hocanın. Tabii ki Kielce’nin en büyük avantajı her maçı istediği yere çekebilen, her an farklı planlar uygulayıp rakibi şaşırtan bir hocaya sahip olmaları.

Öte yandan favori oyuncularımdan Filip Jicha’nın ilk antrenörlük tecrübesinden çok iyi emareler çıktığını söylemek lazım. Çizgi oyununu iyi oynattı, katlara ve topsuz koşulara çok önem verdi, kanatları sürekli maçın içine soktu ve onları oyundan soğutmadı. Full rotasyon kullandığı maçta oyuncularından iyi verim aldı. Zarabec 4 saniye kala şutunu gole çevirse, en büyük favorilerden birini yenerek başlamış olacaktı Şampiyonlar Ligi macerasına.

Görünen o ki A grubunda PSG Barça’nın bu görüntüsüyle liderlik için beklenenden daha az zorlanacak. Pick Szeged oranın x faktörü olabilir. B Grubunda ise Kielce ve Veszprem arasında müthiş bir liderlik savaşı olacağa benziyor. Montpellier içinse son ikiden kaçmak yine ana hedef gibi.

Sezonun enteresan ekipleri ise İskandinavlar ve Portekizliler olacağa benziyor. Özellikle Aalborg ve Porto’nun ilk haftaki sınavlarını etkileyici geçmeleri gelecek için güzel işaret. Ayrıca 23 sene sonra Şampiyonlar Ligi’ne dönen Bidasoa İrun’a da dikkat.

Bir Yorum Yazın