.
HESABIM
Üye Ol

Hentbol izlenmez diye bir şey yok

Hentbol izlenmez diye bir şey yok

Fuat Akdağ: “Hentbol izlenmez diye bir şey yok. Nasıl sunduğunla alakalı.. ” dedi. Yazarımız Zeynur Pehlivan’da bu konu üzerinden giderek Fuat Akdağ ile ilgili yazısını kaleme aldı ve siz hentbol severler için düşüncelerini paylaştı.

Haberin Tarihi: 13 Kasım 2014
Fuat Akdağ: Hentbol izlenmez diye bir şey yok. Nasıl sunduğunla alakalı..
 
İki gün önce (07.11.2014) NTV Spor’da, Spor Servisi programında Fuat Akdağ ile Mehmet Demirkol’un futboldaki son gelişmeler, futbol kulüpleri, Trabzonspor’daki teknik adam değişikliği, milli maç ve tribünlerdeki seyirci sayısındaki azalma vb. gibi konular üzerine yaptıkları yorumları dinlerken Fuat Akdağ bunların arasında, “Hentbol izlenmez diye bir şey yok. Nasıl sunduğunla alakalı!..” diye bir cümle sarf etti.  
 
Biliyorsunuz, bu sene Hentbol Magazin Medya Ödülü Fuat Akdağ’a verildi. Türkiye’nin en çok izlenen Spor kanalında Hentbolu izlenmek bizim için gerçekten sevindirici bir olay. Yayınlaması için NTV Spor’a bir ücret ödüyoruz ve NTV Spor’da kendileri için en uygun saatte bizim maçları yayınlıyorlar. Şu an için hiç para etmeyen ürünümüzü, yani hentbolumuzu, Türkiye’nin en çok izlenen spor kanalında görmek bence büyük başarı.
 
Ancak bu ödül Fuat Akdağ’a verildikten sonra bazı kişiler, bu ödülün neden Fuat Akdağ’a verildiğini sorgulamaya başladı. Ben hiç sorgulamıyorum, çünkü bu ödülün tek adresi NTV Spor, tek doğru kişisi Fuat Akdağ’dır.
 
Yazılı, görsel veya sosyal medyada hiç görmediğimiz, duymadığımız, bazılarının “Diğer sporlar” adı altında  azıcık yer verdiği, hentbolcuların bile kendi branşlarına sahip çıkmadığı, hentboldaki sıkıntıları gayet iyi bilen ve takip eden bir insan olarak, neden böyle düşündüğümü ve neden sorgulamadığımı anlatmaya çalışayım.
 
Birkaç Kulüp hariç,   hiçbir finans kaynağı olmadığı halde sadece İddiaa’ya güvenerek  Süper Ligde yer alan takımların, sık sık,  sözleşme imzaladıkları kulüpten paralarını alamayan sporcuların, önceki senelerdeki borçlarını ödemedikleri halde hala transfer yapmaya devam eden kulüplerin olduğu, her sene kulüp isimlerinin ve  antrenörlerin değiştiği, yurt dışında oynayan sadece bir oyuncusu bulunan, üst düzey mücadeleleri gerektiren Süper Lig gibi bir ligde beş on dakika oynaması gereken genç oyuncuların atmış dakika oynadığı, yirmi otuz sayı farkla biten Süper Lig müsabakaların olduğu, kendilerini geliştirmeyen oyuncu, antrenör ve amaçları bir önceki sezonla aynı, yani ligde kalmak veya play-off’da mücadele etmek olan, böyle bir  branşın NTV Spor’da verilmesi, hentbol için gerçekten sevindirici bir olaydır.
 
Basketbol ve Voleybolda birçok kulüp, her hafta Avrupa Kupaları maçları oynarken, büyük başarılar kazanırken, Avrupa’nın en büyüğü olurken,  Dünyanın en iyi antrenörleri ve en iyi sporcuları ülkemize gelirken, büyük projelerle televizyonlarda, radyoda, AVM’lerde, okullarda, kamplarda, kampanyalarda, denizde, karada, reklamlarla, marşlarla, ALL Star’larıyla her yerde karşımıza çıkarken,  bizler ise ülkemize gelen nitelikli yabancı antrenörleri beğenmeyip tekrar ülkelerine gönderirken, var olan büyük kulüpleri birer birer kaybederken, Erkekler Şampiyonlar Liginde mücadele eden bir tek takımımız varken, yakaladıkları başarılarla hiçbir tanıtıma ihtiyacı olmayan bu iki branşın aksine hiçbir şey yapmayan hentbolu, NTV Spor gibi, herkes tarafından izlenen bir spor kanalının yayınlaması büyük başarı.
 
Milli maçlar öncesi yaptıkları etkinliklerle seyircisiyle buluşan, yarışmalar, imza günleri düzenleyen, antrenör ve sporcuların her türlü uygulamayı, değişiklikleri ve düşüncelerini sosyal medya üzerinden tartıştıkları, hatta Voleybol Bayan milli takım antrenörü Massimo Barbolini “Şimdi de kabak benim başıma patlayacak sonra da kabak kafa diye dalga geçin benimle” diyecek kadar sıcak ve “Kızım geçmiş olsun, üzüldüm ama artık sen de olmadığına göre topu öpüp uğur getirmesi için Güldenizi daha çok oyuna sokabilirim” diyecek kadar esprili paylaşımlar yapan ve takımla sürekli iletişimde olan bu ekiplerin aksine, sosyal medyayı  ve gündemi hiç takip etmeyen hentbolu,  NTV Spor’un vermesi gerçekten alkışlanacak bir durum.
 
 
Milli maçlarda bile müsabakalar için Spor Salonuna gittiğimizde, ne  bir afiş, ne bir duyuru, ne bir ses, ne bir nefes, ne bir organizasyon, ne bir yarışma, ne bir etkinlik, ne bir müzik, sadece hentbolu gerçekten seven, hentbolun ne kadar güzel bir spor olduğunu bilen ve birgün, yukarıda saydığımız günlerin geleceğini uman, ama her gün aynı hayal kırıklığı ile salondan dönen, büyük hentbol aşkıyla o salona gelen birkaç insanın olduğu bir spor dalını NTV Spor  gibi bir kanalın yayınlaması,  hentbolu duyurmak ve duymak için, bıkmadan usanmadan her gün birçok kanala, (Ntv Spor-TRT-Sports Tv)  birçok spor yazarına, bir çok Beşiktaş yazarına veya birçok taraftar grubuna “Karakartal Hentbol, Şampiyonlar Ligine kaldı. Maçlara sizi de bekliyoruz.” diye mesaj atıp, birçok radyocuya, “Futbol, basketbol, voleybol gibi takım sporlarında,  diye başlıyorsunuz ama hentbolu saymıyorsunuz. Biliyorsunuz değil mi? Takım sporları arasında Hentbol diye bir spor dalı daha var. Lütfen ondan da bahsedermisiniz!” diyen, hentbolun unutulmasına dayanamayarak hentbolu yazmaya başlayan, sadece hentbol için Twitter hesabı açan,  maçlarda arka tribünler boş olduğu için fotoğraf çekmeyi bırakan,  hayatını hentbola vermiş, ailesindeki herkesin hentbolcu olduğu, benim gibi aklını hentbolla bozmuş bir hentbolcu için NTV Spor’dan hentbolu seyretmek inanılmaz güzel bir şey.
 
NTV Spor’a, bu kadar eksiği olan bir spor dalını yayınladıkları için minnettarım. Gerçek anlamda minnettarım. NTV Spor haberlerinde, her ne kadar “Beşiktaş Şampiyonlar Liginde muhteşem bir performans sergiliyor.” dediklerinde bunları hentbola yorumlasamda, “Spor gündeminde sırayı şimdi hentbol alıyor.” gibi bir haberin beklentisi içinde olsamda, Mert Aydın, Mehmet Demirkol veya Cem Dizdar gibi çok beğendiğim spor adamlarının hentbolu konuştukları günü görmeyi ümit etsemde, bunların şimdilik olmayacağını gayet iyi biliyorum.
 
Bu sene üçüncüsü düzenlenen Yılın Hentbol Ödülleri gecesinde, Hentbol Magazin Medya Ödülü Fuat Akdağ’a verilmesini çok doğru buluyorum. Bu kadar eksiklerin olduğu bir branşı yayınlayan NTV Spor’a teşekkür ediyorum ve bütün bunlara rağmen çok sevdiğimiz hentbolu yayınlatmayı başaran Hentbol Federasyonuna da bu konuda başarılı buluyorum.
 
 “Karşılığını veriyoruz, tabii ki yayınlayacak!” diyenler olabilir. Ama bende şöyle düşünüyorum. Birisi bana gelse ve, modası geçmiş, renksiz, her tarafı yırtık pırtık bir giysiyi verip, “Sana şu kadar para vereceğim. Al şunu giy!” dese, ben giymem. Bilmem anlatabildim mi.. Ya da hepimiz ekranlardan Avrupa Hentbolunu takip ediyoruz. Bizim ve Avrupa Hentbolu için “aynı kumaş, aynı hentbol” diyebilir miyiz!
 
Belki çok az maç veriyor, belki stüdyoya diğerleri gibi hentbolcular çağırmıyor, belki maç sonu röportajları yapmıyorlar. Ama söyler misiniz, siz spor müdürü olsanız, bu kadar eksikliklerin olduğu bir branşı, bomboş tribünlere oynanan ve çok farklı sonuçların alındığı böyle bir branşı yayınlar mısınız? Ayrıca, hentbolu yayınlayan başka bir spor kanalı var mı?
 
Fuat Akdağ’ın yaptığı hentbol adına büyük iştir. O nedenle bu ödül gerçek sahibini bulmuştur. Gerçek sahibi NTV Spor ve  tabii ki Fuat Akdağ’’dır. Çünkü biz hentbolu sadece tek bir kanaldan, NTV Spor’dan  seyrediyoruz. Fuat Akdağ’ın dediği gibi, ”Hentbol izlenmez diye bir şey yok. Nasıl sunulduğu ile alakalı.”  
 
Nasıl sunulacağına konusuna  gelince,  onu da Fuat Akdağ yapmayacak herhalde.. Ekran karşısındaki insanları, 14 kişinin yer aldığı tatsız hentbol maç görüntüsünden uzaklaştırıp, hem hentbolun içini, hem tribünleri doldurmak gerekiyor. İşe, resmin arka fonunu, yani tribünleri renkli kalem ve farklı tekniklerle boyamaya, tribünleri doldurmaya ise her renkten ve her yaştan insanları oraya çekmek için farklı etkinlikler düzenleyerek başlamak en doğru hamle olacak sanırım.
 
Futbolun bu kadar seyirci kaybettiği bir dönemde, maçlar öncesi yarışmalar düzenleyip tekrar o eski futbol seyircisini stadlara çekmek için yeni düşünceler üretilirken,  hiçbir şey yapmadan hentbola seyirci gelmesini beklemek, piyango bileti almadan, büyük ikramiyenin bir gün kendisine vurmasını bekleyen hayalci kişinin durumundan  pek farklı değil sanırım.
 
Yoksa bir gün Fuat Akdağ’dan şunu da duyabiliriz. “Siz bu hentboldan memnunsunuz galiba ama ben memnun değilim. Ben seyircilerime daha kaliteli maçlar izlettirmek istiyorum. Artık ben bu hentbolu yayınlamak istemiyorum. Kusura bakmayın.” derse hiç şaşırmam.
 
 
Hentbol çok güzel bir spor. Hentbol izlenir, hem de çok izlenir. Hem de Avrupa’da izlendiği gibi izlenir. Yeter ki, sunmasını bilelim.

Zeynur Pehlivan’ın diğer yazılarını okumak için Tıklayınız

Bir Yorum Yazın