.
HESABIM
Üye Ol

Hentbolun güçlü kadınlarına!

Zeynur Pehlivan, 8 Mart Dünya “Emekçi” Kadınlar Günü yaklaşırken, çarpıcı köşe yazısı ile yine dikkatleri çekmeyi başardı.

Yazar: Zeynur Pehlivan - Yazının Tarihi: 7 Mart 2015

Zeynur Pehlivan yazısında şöyle diyor:

 

Hentbolun Güçlü Kadınları;
8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun
“Efendim gençler birbirlerini ve hentbolu sevmişler. Bize de bunları bir araya getirmek düşüyor. Allahın emri, peygamberin kavli ile kızınız Ayşe’yi, oğlumuz Ahmet’e istiyoruz.”
“Efendim, gençlerin birbirlerini sevmelerini anladık da… diğerini anlamadık… Neydi o!”
“Hentbol efendim!”
“Hentbol ne ki?”
“Yeni bir spor efendim. Yaklaşık 40 yıl önce Türkiye’ye geldi.”
“Hentbolu sevmeleri çok mu önemli?”
“Öyle demeyin efendim. Evlilik için çok önemli.”
“Neden?”
“Eğer bir genç, hentbol oynuyorsa, çok seviyordur demektir. Çok seviyorsa, tüm sıkıntılara katlanır, hiç şikayetçi olmaz, her türlü derde rağmen bağlılığını devam ettirir.”
“Ne diyorsunuz efendim gerçekten anlamadım.”
“Bakın ben size bir örnekle anlatayım. Mesela siz iyi bir sporcusunuz ve bir kulüple para karşılığında bir anlaşma imzalıyorsunuz. Hatta yaşantınızı, ailenizi bırakıp başka bir şehre gidiyorsunuz. Antrenmanlar başlıyor, zaman geçiyor, para istiyorsunuz. Size ödemelerin gecikeceğini söylüyorlar. İnanıyorsunuz.
Sezon açılıyor, maçlar başlıyor. Paranızı istiyorsunuz. Bankada bir problem olduğu söyleniyor. Sabrediyorsunuz. Sadece spor yapmak için değil, yaşamak içinde paraya ihtiyacınız var. Aileniz sizin iyi bir yaşantıya sahip olduğunuzu zannediyor ancak siz ailenizden para istiyorsunuz.
Devre oluyor. “Ne oldu bizim paralar diyorsunuz!”  “Sende başka da kimse para istemiyor!” cevabını alıyorsunuz. “Çünkü onlar aileleri ile birlikteler!” diyorsunuz, sanki aileleri ile olanların paraya ihtiyacı yokmuş gibi… Suçlu oluyorsunuz. Bu kez arkadaşlarınızdan para istiyorsunuz, onların evinde kalıyorsunuz, onların yemeğini paylaşıyorsunuz.
Sezon bitiyor, tüm paraları toplu halde alacağınızı umuyorsunuz. Ama yanılıyorsunuz, çünkü kulüp yöneticileri size başka bir şey söylüyor. “Beklediğimiz performansı alamadık sizden!”
Bir sonraki sezon, bu kez başka bir takımla anlaşıyorsunuz. Paralar hazır, sponsorlar bekliyor. Ama yine tablo. Yine paranızı alamıyorsunuz.
Ondan sonra ki sezon bir başka kulüple anlaşı…”
“Yok artık buradan da paramı alamayacağımı söylemeyin.”
“Evet,  alamıyorsunuz.”
“Çok affedersiniz ama ben salak mıyım, niye oynayayım!”
“Çok affedersiniz ama salak değilsiniz efendim, sadece hentbolu çok seviyorsunuz.”
“Sevsem de oynamam, bu kadar eziyete kim katlanır!”
“Bir hentbolcu katlanır efendim. O yüzden cümlemin başında bunu özellikle vurguladım. Bakın siz bile iki sene sonunda bırakırım dediniz ama bir hentbolcu bunu yapmaz. Bir hentbolcu bu duruma 10 – 15 sene katlanır. Hatta ömür boyu buna katlananlar bile vardır. Yıllarca parasını alamayan birçok hentbolcu var. Bir hentbolcu, kötü günlere alışkındır. Yokluğu bilir. Yokluğa rağmen emek verir, mücadele eder, ailesini ayakta tutmak için çabalar.”
“Peki nasıl geçinecekler, ne yiyecekler, ne içecekler, nasıl antrenman yapacaklar, nasıl verimli olacaklar?”
Efendim isterseniz bunu da kulüp idarecileri düşünsün. Bu güzel günde bunları konuşmayalım.
“Peki”
“Cevabınızı bekliyoruz”
“Efendim, evlilikte iyi günde var, kötü günde. Hentbolcular kötü günlere alışkın olduğuna göre, evliliklerinde bir sorun olacağını düşünmüyorum. Oğlanı da gözüm tuttu,  maşallahı var zaten. Güçlü, kuvvetli, ama siz bütün bunları nereden biliyorsunuz?”
“Efendim bende bir hentbolcu ile evliyim ve bende hentbol oynadım. Bizzat ben kendimde yaşadım. Onbeş yıl önce hentbolu bıraktığımda da böyleydi.”
“Tamam o zaman . Size güveniyorum. Verdim gitti kızımı. Allah mesut etsin.”
Spor, insana sadece sahada mücadele etmeyi öğretmez. Saha dışında da mücadeleyi öğretir. Ama bir hentbolcu daha fazlasını öğrenir. Hele bir  kadın hentbolcu herşeyi..
Bütün olumsuzluklara rağmen işine-okuluna gider, mesleğini yapar, evini idare eder, çocuğuna bakar, antrenmanını yapar, maçına çıkar.
Yıllardır tüm bu sıkıntılara katlandıklarını bildiğim, buna rağmen hem ailesinden, hem işinden, hem eşinden, hem aşından, hem çocuğundan, hem de hentbolundan vazgeçmeyen tüm hentbolcu bayanların 8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutluyorum.
Hentbol güçlü kadınların sporudur. Siz de  benim gözümde çok güçlüsünüz. Umarım bu güç sizi daha iyi yerlere getirir.

Bir Yorum Yazın