.
HESABIM
Üye Ol

Yaşar’ı yaşatmak

Yazarımız Zeynur Pehlivan, Türkiye Hentbol Federasyonu Kurucu Başkanı Prof. Dr. Yaşar Sevim’in, vefatının 7. yılı olması sebebiyle “Yaşar’ı yaşatmak” adlı köşe yazısını kaleme aldı.

Yazar: Zeynur Pehlivan - Yazının Tarihi: 9 Şubat 2016

Sıradan bir gün, sıradan bir akşam üstüydü. Telefonumuz çaldı. Arayan yakın arkadaşımız Kıvanç Özcan’dı. 

“Merhaba” dedi Kıvanç ama, sesi sanki her zamanki merhabasından farklı gibiydi. Görüntüsü olmasa da, Kıvanç’ın bu merhabası, “Hazır ol! Biraz sonra sana kötü bir haber vereceğim” der gibiydi sanki.. Öyle de oldu. 

“Yaşar Hoca vefat etmiş.”

Yedi yıl oldu bu acı sözü duyalı..

Tam karşımda, kalp krizi geçirip Atatürk Spor Salonunda yere yığıldığında da bu duyguyu hissetmiştim. Ama bu kez, Yaşar Hocanın kalp krizi nedeniyle yarım kalan ASKİ-Beşiktaş maçının kalan süresini oynama gibi tekrar sahaya çıkma şansı yoktu. Yani maç bitmişti. Yaşar Sevim bu kez, bir daha kalkmamak üzere ebedi istirahatgahına uzanmıştı ve bu hayat maçının tekrarı veya rövanşı yoktu. 

yaşar sevim

Ve bundan sonra, Yaşar Hoca sayesinde tanıştığım değerli insanlardan birisi olan, Yaşar Sevim’in basketbol yıllarından antrenörü olan Orhan Girgin’in dediği gibi, bizim yapacağımız Yaşar Sevim’i yaşatmak olmalıydı.

Bugün 9 Şubat…

Hentbola hayat veren, hentbolu en iyi şekilde eğiten ve büyüten, bir basketbolcu olmasına rağmen hayatını hentbola adayan büyük spor adamı Yaşar Sevim’in yedinci ölüm yıldönümü..

Ailesi, sevenleri, federasyon temsilcileri, sporcuları, öğrencileri ve arkadaşları ile kabri başındaydık. Yaşar Hoca evinde misafir kabul etmeyi çok severdi ve evi bugünde doluydu. 

İlk sözü alan eşi Mahire Sevim önce kendisine, “Bundan sonra Yaşar’ın mezarı başında daha keyifli, daha güzel anlar yaşansın, daha güzel anılar paylaşılsın Mahire. “Yaşar’ı Yaşatın” dediği  Orhan Girgin’e teşekkür ettikten sonra, (Dikkatinizi çekmek isterim. “Yaşar’ı Yaşatın” diyen bir hentbolcu değil, bir basketbolcu.)

“Bizim evde her cuma çantalar hazırlanırdı. Yaşar bir deplasmana, ben bir deplasmana giderdik ve pazar akşamları tekrar buluşurduk. Ama şimdi Yaşar uzun bir deplasmana gitti. Gittiği yeri çok sevmiş olmalı ki, bir daha da dönmedi” dedi. 

yaşar sevim

Yine hentbol, yani yine Yaşar Sevim sayesinde tanıştığım, aralıksız her yıl Yaşar Sevim’in mezarı başında olan çok değerli insan Orhan Girgin’de, Yaşar Hoca için bir kitap hazırlandığını duyduğundaki sevincini dile getirdikten sonra, Yaşar Hoca’nın yıllar önce kendisine verdiği, arkasında “Orhan abi, Sevgi ve saygılarımla” yazılı olan kartviziti göstererek bizleri duygulandırdı ve devam etti.  “Ankaragücü bana antrenörlük teklif etmişti. Takımda şu isimler var diyerek bana kadroyu saydılar. Baktım. Yaşar’ın ismi var. Yaşar, Anadolu’dan gelmiş iyi bir atletti. Hemen kabul ettim. Çünkü Yaşar, topla potaya yönelmesini iyi bilen, topla buluşmayı seven özellikli bir sporcuydu.  Biz o kadroyla çok güzel sonuçlar aldık.

Böyle günlerden bir gün Yaşar kapımı çaldı ve “Orhan abi, seninle konuşmak istiyorum” dedi. Biz o zamanlar hocalarımıza abi derdik. O da bana Orhan abi derdi. 

“Orhan abi maçlarda sen niye hep bana bağırıyorsun?”dedi. 

“Ben sana bağırıyorum, çünkü maçı bana kazandıracak olan kişi sensin” dedim.

Bunları duyunca çok mutlu oldu.

Ben bunları  duyduğumda da hemen arkamdaki Zeki Pehlivan ve  İstanbul’dan sadece bugün için, Yaşar Sevim için gelmiş olan Ali İsmet Ural’a baktım. Sanki o an Yaşar Hoca aynı sözleri onlara söylüyor gibiydi. Öyle mutluydular ki! 

Orhan bey sözlerini bitirdiğinde, eski federasyon başkanı Günal Ensari söz aldı ve onu düşünmeden, ona dua etmeden bir gününün geçmediğini söyledi. 

Eski Çankaya Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Mahmut Bayram’da, Yaşar Sevim’in antrenörlüğünde oynadıkları bir Avrupa Kupası maçına dair bir anıyı anlattıktan sonra, hentbolun bugünkü durumunun daha iyi olması gerektiğini vurguladı. Herkes İçin Spor Federasyonu Başkanı Erdal Zorba’da, Gazi Üniversitesi’nde hala Yaşar Sevim’in izlerinin olduğundan bahsetti.

İlk sözü alan Mahire Sevim, “Yaşar, eli açık, çok cömert bir insandı. Arabasının bagajındaki kutuda her zaman bir şeyler bulundururdu ve karşılaştığı herkese bir şeyler vermek isterdi. Misafiri çok severdi. O yüzden şimdi bende tıpkı eski günlerdeki gibi buradaki herkesi evime davet etmek istiyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Hentbol, Yaşar Sevim’le var oldu. Hentbolu yaşatmak, Yaşar Sevim’i yaşatmak demekti. Hentbolu yaşatan, “Yaşar’ı Yaşatmak” için bugün mezarı başına ve evine gelen herkese sonsuz teşekkürler..




Bir Yorum Yazın